tramvay geri geldi

dışadönüş

yaşamdaki  yalnızlıkların, elden birşey  gelmemelerin  insanı daha ileriye  ve farklı olana ittiğine inanıyorum artık. kafanın içinde bir çözüm üretemediğinde   o ana kadar  hiç düşünmediğin   ve kendine hiç  yakıştırmadığın  yeni yeni  şeylerin peşine düşüyorsun.

 

aslında hayatın bu şekilde sürüp gidiyor.kafanın içindekilerden  farklı meseleler  etrafında dönüyor. bu ne kadar iyi  ne kadar  kötü bir yazgı bilmiyorum. ama kafandakilerin anlamsızlaştığı noktada  yapman gereken  tek şeyin dışarıdaki işlere  takılmak olduğunu  biliyorum.

 

bu  eğilim insanın kendi  dünyasını  şekillendirmesine de yardımcı oluyor.dışarıda bir disiplin aramak, bulmak,  kafanı da  düzene sokuyor.

 

bir taraftan da  senin kafandakiler kimsenin umrunda değil  bunu biliyorsun zaten. insanlar birbirleriyle her ne kadar düşünceleri  aracılığıyla veya  doğrultusunda temas ediyor gibi  görünselerde aslında  dışarıda neler yaptıkları  ile anlaşılıyorlar.

 

çünkü  düşünceleri takip etmek, anlamak , onlara inanamak  zor.ama bir kere davranmaya  başlayıp  bunu  hep yaptığında gerçekten  tanınmaya ve anlaşılmaya başlıyorsun.amaç tanınmak anlaşılmak değil, ama  birileri de  nefes alıp verdiğini  bilsin di mi?

 

 

dışarıda  ne var peki?

 

kendi dünyandan farklı  olarak, kafanın içindekilerden;

 

gerçekten   emek isteyen, sabır isteyen ve sadece davranınca  büyüleyici, sürükleyici  ve   doyurucu olan şeyler var.

 

bedeni, ruhu,  zihni, kalbi adam eden , adam gibi  hissettiren  büyük şeyler.

 

düşünmekten farklı olarak;

 

inanç, motivasyon, kendine güven ve biraz da  kendini beğenmişlik   gerektiren, kendinle bağlatını  sürdürmene izin veren, acıyan , gevşeyen tüm noktalarını  hissetmeni , gerçek olmanı sağlayan şeyler.

 

seni sorumlu hale  getiren, kendini   izlemeni, incelemeni, kendine dikkat etmeni ,  değer vermeni  zorunlu kılan  meseleler.

 

ortaya  birşey çıkıncaya kadar mücadele etmeni, mevcut acılarının kat kat artması  noktasına kadar tahammül edebilmene  şaşırmanı, acılardan sonra mutlu olmanı sağlayan  şeyler.

 

hepsinin yansıdıkları nesneleri var . en az   yaşadığın duygunun kendisi kadar değerli olan.her bir hareket, ses, görüntü, dokunuş, o duyguya  yol açmaktan  bağımsız olarak  değerli . tek tek  birşeylerin  bir  bütünü  oluşturduğu, parçaların bütünden de değerli olduğu  olağanüstü  güzellikte bir  yaşayış.

 

dışadönüş

 

kendi yalnızlığını kabul etmenin  ve onu zevkle yaşamanın  en güzel  yolu. 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı